withholding” in Turkish

alıkoymatutma

Definition

Alıkoyma, bilgi, para veya destek gibi bir şeyi vermemek veya paylaşmamak anlamına gelir. Çoğunlukla resmi veya yasal durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla 'vergi alıkoyması' (tax withholding) gibi yasal ve resmi durumlarda kullanılır. Bilgi ya da duyguyu gizleme anlamı da taşır. Günlük konuşmada yerine 'tutmak' veya 'saklamak' tercih edilir.

Examples

The company is withholding taxes from employees' salaries.

Şirket, çalışanların maaşlarından vergi **alıkoyuyor**.

The landlord is withholding my deposit.

Ev sahibi depozitomu **tutmuyor**.

She is withholding information about the problem.

O, sorunla ilgili bilgileri **tutuyor**.

His constant withholding of support made things more difficult for the team.

Onun sürekli **alışverişte bulunmaması**, takım için işleri daha zorlaştırdı.

There’s a sense of withholding in their relationship—they don’t share their true feelings.

İlişkilerinde bir **alıkoyma** hissi var—gerçek duygularını paylaşmıyorlar.

By withholding payment, he was trying to get their attention.

**Ödemeyi alıkoyarak** onların ilgisini çekmek istedi.