“wallow” in Turkish
Definition
Su, çamur gibi bir şeyin içinde yuvarlanmak ya da rahatça yatmak. Ayrıca genellikle üzüntü gibi olumsuz bir duyguda uzun süre kalmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel olarak hayvanlar için ('çamurda yuvarlanmak') ve duygusal anlamda ('wallow in self-pity') olumsuz hisler için yaygın. Mutlu duygularla kullanılmaz.
Examples
The pigs wallow in the mud on hot days.
Sıcak günlerde domuzlar çamurun içinde **yuvarlanır**.
Sometimes a good cry and a little wallowing can help you feel better afterwards.
Bazen iyi bir ağlama ve biraz **duyguya kapılmak** sonrasında kendini daha iyi hissettirir.
Sometimes, she just wants to wallow in her sadness.
Bazen, sadece üzüntüsüne **kendini kaptırmak** ister.
The buffalo likes to wallow in shallow water.
Manda sığ suda **yuvarlanmayı** sever.
He spent the whole weekend just wallowing in self-pity.
O, tüm hafta sonunu sadece **kendine acımaya kapılarak** geçirdi.
Don’t wallow in your mistakes—learn from them and move forward.
Hatalarına **takılıp kalma**—onlardan ders al ve devam et.