tickling” in Turkish

gıdıklamahafif kaşınma

Definition

Birini hafifçe dokunup güldürme ya da cildin üzerinde hafif, gıdıklayıcı bir his oluşturma durumu. Aynı zamanda hafif kaşınma hissini de ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle samimi ve günlük konuşmalarda kullanılır. 'a tickling in my throat' ise boğazda hafif kaşınma hissi için söylenir. 'Tingling' (karıncalanma) ile karıştırılmamalı.

Examples

There's a weird tickling feeling down my arm.

Kolumda garip bir **gıdıklama** hissi var.

The cat's fur brushing my skin is so tickling!

Kedinin tüyleri tenime değince çok **gıdıklanıyorum**!

The tickling made the baby laugh.

**Gıdıklama** bebeği güldürdü.

I felt a tickling in my throat.

Boğazımda garip bir **gıdıklama** hissettim.

Stop the tickling—I can't breathe!

**Gıdıklamayı** bırak—nefes alamıyorum!

She enjoys tickling her little brother.

Küçük kardeşini **gıdıklamayı** seviyor.