squirt” in Turkish

fışkırtmakfışkırma

Definition

Bir sıvının ince ve hızlı bir şekilde fışkırmasını sağlamak ya da hızla çıkan az miktardaki sıvı.

Usage Notes (Turkish)

‘fışkırtmak’ genellikle basınçla çıkan sıvılar için kullanılır. ‘a squirt of’ ifadesi az miktar için; günlük ve gayri resmi.

Examples

She squirted ketchup on her fries.

Patates kızartmasının üstüne ketçap **fışkırttı**.

A little squirt of lemon makes the salad tasty.

Biraz **fışkıran** limon salatayı lezzetli yapar.

The boy squirted water at his friend with a toy gun.

Çocuk, su tabancasıyla arkadaşına su **fışkırttı**.

Be careful or the juice will squirt everywhere when you peel that orange.

Dikkatli ol, portakalı soyarken suyu her yere **fışkırabilir**.

"Whoops!" she laughed as a squirt of cream landed on her nose.

"Hoppala!" diye güldü, burnuna kremadan bir **fışkırma** geldi.

My new water bottle sometimes squirts water if I open the lid too fast.

Yeni su şişem kapağını hızlı açarsam bazen su **fışkırtıyor**.