“squeezing” in Turkish
Definition
Bir şeyi ellerinle sıkıca bastırmak veya sıkıştırmak; böylece küçülür ya da içindeki sıvı çıkar. Küçük bir alana zorla sığmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'sıkmak' meyve veya diş macunu tüpü için, 'tıkıştırmak' ise kalabalık yere girmek için yaygındır. Hafif basmak anlamında kullanılmaz.
Examples
She is squeezing an orange for juice.
O bir portakalı **sıkıyor** ve suyunu çıkarıyor.
He was squeezing the toothpaste tube.
Diş macunu tüpünü **sıkıyordu**.
They are squeezing into the small car.
Küçük arabaya **tıkışıyorlar**.
I'm squeezing you in for an appointment at 3 p.m.
Seni saat 3’te bir randevuya **sıkıştırdım**.
The crowd was squeezing closer to the stage as the band started to play.
Grup çalmaya başlayınca kalabalık sahneye doğru **yaklaştı ve sıkıştı**.
Stop squeezing my hand so hard—you're hurting me!
Elimi bu kadar sert **sıkma**—canım acıyor!