“squealing” in Turkish
Definition
Heyecan, korku veya acıdan dolayı uzun ve tiz bir ses çıkarmak. Ayrıca makine veya frenlerin keskin sesleri için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Squealing' özellikle çocuklar, hayvanlar (domuz), ya da cisimlerden (fren, lastik) çıkan tiz sesler için kullanılır. 'squealing with delight' (sevinçle cıyaklamak) veya 'squealing brakes' (fren sesi) gibi ifadeler yaygındır. Genelde gayriresmidir ve şaşkınlık ya da duygu gösterir.
Examples
The brakes on the car were squealing loudly.
Arabanın frenleri yüksek sesle **cıyaklıyordu**.
The pig was squealing in the pen.
Domuz ağılında **cıyaklıyordu**.
She ran down the hall, squealing with excitement when she heard the news.
Haberi duyunca heyecandan **cıyaklayarak** koridordan koştu.
The tires kept squealing every time he made a sharp turn.
Her keskin dönüşte lastikler **cıyaklıyordu**.
The children started squealing when they saw the puppy.
Çocuklar, yavru köpeği görünce **cıyaklamaya** başladı.
"Stop squealing!" his brother shouted when the noise got too loud.
"**Cıyaklamayı** bırak!" diye kardeşi bağırdı ses çok yükselince.