“shimmy” in Turkish
Definition
Vücudu, özellikle kalçaları veya omuzları hızlıca sağa sola hareket ettirmek; dans sırasında veya dar bir yerden geçerken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Günlük ve samimi bir kullanım, genellikle dans veya dar yerlerden geçerken tercih edilir. 'Shake' (sallamak) veya 'shiver' (titremek) ile karıştırmayın. Makine titreşimlerinde de kullanılır.
Examples
He had to shimmy through the narrow window to get inside.
İçeri girmek için dar pencereden **kıvırmak** zorunda kaldı.
Watch her shimmy—she really knows how to move her hips!
Onun **kıvırmak** hareketine bak—gerçekten çok iyi kalça oynatıyor!
The crowd laughed as he tried to shimmy under the table.
O masa altına **kıvırmak** çalışınca kalabalık güldü.
She learned to shimmy in her dance class.
Dans dersinde **kıvırmak** öğrendi.
The car started to shimmy when it hit a bump.
Araba bir tümseğe vurunca **sallanmak** başladı.
You just gotta shimmy a little and the door will open.
Sadece biraz **kıvırmak** yeter, kapı açılır.