seizing” in Korean

압수장악

Definition

Bir şeyi aniden ve güçlü şekilde tutmak ya da ele geçirmek; çoğunlukla yasal veya acil durumlarda, bazen de zorla yapılır.

Usage Notes (Korean)

Genellikle resmi, yasal veya ani durumlarda kullanılır ('seizing power', 'seizing evidence'). Nazik veya yavaş hareketler için uygun değildir. 'Ceasing' (durdurma) ile karıştırmayın.

Examples

The cat is seizing the toy mouse.

Kedi oyuncak fareyi **yakalıyor**.

The police are seizing illegal drugs from the house.

Polis evden yasa dışı uyuşturucuları **el koyuyor**.

He is seizing the chance to travel abroad.

O, yurt dışına seyahat etme **fırsatını yakalıyor**.

By seizing the moment, she turned a small idea into a big business.

**O anı yakalayarak** küçük bir fikri büyük bir işe dönüştürdü.

The government is seizing assets from corrupt officials.

Hükümet yolsuzluk yapan yetkililerden varlıkları **el koyuyor**.

He grabbed my arm, seizing it tightly so I couldn't leave.

O, ayrılmamam için kolumu **sıkıca kavradı**.