scratchy” in Turkish

kaşındıransertboğazı gıdıklayan

Definition

Dokununca ya da duyunca tahriş eden, rahatsızlık veren, genellikle kumaş ya da ses için kullanılan bir sıfattır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle kumaşların cildi tahriş etmesinde, boğazda gıcıklık veya seslerde pürüz olduğunda kullanılır. Ağır çizik anlamı yoktur, hafif rahatsızlıklar içindir.

Examples

This blanket feels scratchy on my skin.

Bu battaniye tenimde **kaşındıran** bir his bırakıyor.

Her throat is scratchy from the cold.

Soğuk algınlığından dolayı boğazı **gıdıklayan** halde.

The old radio played a scratchy song.

Eski radyo, **sert** bir şarkı çalıyordu.

My sweater is so scratchy, I can't wait to take it off.

Kazağım o kadar **kaşındıran** ki, hemen çıkarmak istiyorum.

He woke up with a scratchy voice after yelling last night.

Dün gece bağırdıktan sonra sabah **boğazı gıdıklayan** bir sesle uyandı.

That old record always sounds a bit scratchy but I love it.

O eski plak hep biraz **sert** gelir kulağa ama yine de severim.