“runaway” in Turkish
Definition
'Evden kaçan', genellikle ailesinin izni olmadan evden ayrılan çocuk veya genç anlamına gelir. Ayrıca kontrolden çıkan şeyler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
İsim halinde genellikle evden izinsiz ayrılan çocuklar için kullanılır. Sıfat olarak ise 'runaway success', 'runaway train' gibi kontrolden çıkan şeylerde kullanılır. 'escapee' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
The police found the runaway after two days.
Polis, iki gün sonra **evden kaçan**ı buldu.
A runaway horse caused an accident on the street.
Bir **kontrolden çıkan** at sokakta kaza yaptı.
The film was a runaway success.
Film tam anlamıyla bir **kontrolden çıkan** başarıydı.
Did you hear about the runaway teen on the news?
Haberdeki **evden kaçan** gençten haberin var mı?
She felt like a runaway sometimes, even though she still lived at home.
Evde yaşamasına rağmen bazen kendini bir **evden kaçan** gibi hissediyordu.
The crowd watched in shock as the runaway car sped down the hill.
Kalabalık, **kontrolden çıkan** arabanın yokuştan hızla indiğini şaşkınlıkla izledi.