rube” in Turkish

kaba (köylü)saf

Definition

Kentsel kültürden uzak, kolayca kandırılabilen, genellikle kırsal kesimden gelen basit kişiyi tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan ve bazen alaycı bir ifadedir. Şehir yaşamı bilmeyen, saf biri için aşağılayıcı olarak kullanılabilir. Eski Amerikan filmlerinde sıkça geçer.

Examples

Everyone laughed at the rube who tried the city subway for the first time.

Herkes ilk kez metroya binen **kaba (köylü)** ile dalga geçti.

He acted like a rube at the fancy restaurant.

O, lüks restoranda tam bir **kaba (köylü)** gibi davrandı.

The magician easily fooled the rube with his trick.

Sihirbaz, numarasını **safa** kolaylıkla yedirdi.

Don’t be such a rube—it’s just a sales pitch, not a real deal!

Bu kadar **saf** olma—bu sadece satış hilesi, gerçek bir fırsat değil!

They treated him like a total rube when he asked about city life.

O şehir hayatı hakkında soru sorduğunda ona tam bir **kaba (köylü)** gibi davrandılar.

At heart, he's still the same old rube from his hometown.

Aslında hâlâ memleketinden aynı eski **kaba (köylü)** o.