relinquish” in Turkish

bırakmakferagat etmek

Definition

Uzun süre sahip olunan veya hak edilen bir şeyi istemeden bırakmak veya feragat etmek.

Usage Notes (Turkish)

Resmi, hukuki veya duygusal bağlamlarda sıkça kullanılır. 'Bırakmak' basit eşyalarda değil, değerli veya önemli şeyler için geçerlidir.

Examples

He decided to relinquish his position as manager.

Yönetici olarak görevini **bırakmaya** karar verdi.

Sometimes, you have to relinquish control to let others help.

Bazen başkalarının yardım etmesini sağlamak için kontrolü **bırakmak** gerekir.

She didn't want to relinquish her favorite book.

En sevdiği kitabından **vazgeçmek** istemedi.

After months of negotiation, he finally relinquished his claim to the property.

Aylar süren müzakerelerden sonra, sonunda mülk üzerindeki iddiasından **feragat etti**.

She felt relieved after she relinquished her stressful responsibilities.

Stresli sorumluluklarından **vazgeçtikten** sonra rahatlamış hissetti.

The company had to relinquish some assets to settle the lawsuit.

Şirket, davayı çözmek için bazı varlıklarını **bırakmak** zorunda kaldı.