“provocative” in Turkish
Definition
Bir şey kışkırtıcıysa, insanlarda öfke, heyecan veya derin düşünce gibi güçlü tepkiler yaratır. Dikkat çekmek veya tartışma başlatmak için yapılan eylem veya sözleri ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tartışmalı bir söz, iddialı sanat ya da dikkat çekici kıyafetler için kullanılır. Olumlu ya da olumsuz anlam taşıyabilir. 'provocative comment' (kışkırtıcı yorum) gibi kalıplarla yaygındır. 'Provoking' ile karıştırmayın.
Examples
His provocative question made everyone think deeply.
Onun **kışkırtıcı** sorusu herkesi derin düşünmeye sevk etti.
She wore a provocative dress to the party.
Partiye **kışkırtıcı** bir elbise giyerek geldi.
He made a provocative statement on social media and got hundreds of comments.
Sosyal medyada **kışkırtıcı** bir açıklama yaptı ve yüzlerce yorum aldı.
That movie was too provocative for some viewers, but others loved it.
O film bazı izleyiciler için fazla **kışkırtıcıydı**, ama başkaları çok beğendi.
That was a provocative comment.
Bu, **kışkırtıcı** bir yorumdu.
Her art is always bold and provocative—it gets people talking.
Onun sanatı her zaman cesur ve **kışkırtıcı**—insanların konuşmasına sebep oluyor.