“presumed” in Turkish
Definition
Var olan bilgilere dayanarak doğru kabul edilen ama kesin olmayan; tüm gerçekler bilinmeden varsayılan.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla pasif yapıda ('varsayılır', 'tahmin edilir') ve resmi ya da hukuki bağlamda kullanılır. Kesinlik olmadığı zaman tercih edilir. 'presumed dead/innocent/guilty' ifadeleri yaygındır.
Examples
He's presumed missing after the storm, but nobody has found him yet.
Fırtınadan sonra **kayıp varsayılıyor**, fakat henüz kimse onu bulamadı.
The report lists several presumed causes for the accident.
Rapor kazanın birkaç **varsayılan nedeni**ni sıralıyor.
If the payment hasn't arrived, it's presumed lost in the mail.
Ödeme ulaşmadıysa, **postada kaybolduğu varsayılır**.
It is presumed that he left the country last week.
Onun geçen hafta ülkeden ayrıldığı **varsayılıyor**.
The missing man is presumed dead.
Kayıp adamın **ölü olduğu varsayılıyor**.
She is presumed innocent until proven guilty.
Suçlu olduğu kanıtlanana kadar **masum varsayılır**.