pinch” in Turkish

çimdikbir tutamsıkıntı

Definition

Birinin derisini iki parmakla sıkarak hafifçe acı vermek. Çok az miktarı veya maddi sıkıntı gibi zor bir durumu da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Birini çimdiklemek için kullanılır. 'Bir tutam tuz' çok azı belirtir. 'Zorda kalınca' anlamındaki 'in a pinch' sıkıntılı anlarda kullanılır. 'feel the pinch' maddi sıkıntıya işaret eder. 'Punch' (yumruk) ile karıştırmayın.

Examples

My little brother pinched my arm.

Küçük kardeşim kolumu **çimdikledi**.

Add a pinch of salt to the soup.

Çorbaya bir **tutam** tuz ekleyin.

We are in a pinch this month because rent went up.

Bu ay kiralar arttığı için **sıkıntı** içindeyiz.

A pinch of cinnamon makes this coffee much better.

Bir **tutam** tarçın bu kahveyi çok daha lezzetli yapar.

Can I borrow your car in a pinch if mine breaks down?

Arabam bozulursa, **gerekirse** seninkini ödünç alabilir miyim?

A lot of families are really starting to feel the pinch after the price increases.

Fiyat artışlarından sonra birçok aile gerçekten **sıkıntı yaşamaya** başladı.