“picket” in Turkish
Definition
'Picket' bir iş yeri gibi bir yerin önünde protesto yapan veya insanları içeri girmemeye ikna etmeye çalışan kişi ya da grup olabilir; genellikle grev sırasında olur. Ayrıca çitlerde kullanılan sivri tahta veya metal kazık anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
En çok işçi grevlerinde: 'picket line' (gösterici hattı), 'cross the picket line' (çizgiyi aşmak) gibi. Çit kazığı anlamı teknik ve daha az kullanılır.
Examples
After a few hours on picket duty, they went to get coffee.
Birkaç saat **gösteri** nöbetinden sonra kahve içmeye gittiler.
The old white pickets made the house look charming.
Eski beyaz **kazıklar** eve hoş bir hava katıyordu.
The workers formed a picket outside the factory.
İşçiler fabrikanın önünde **gösteri** yaptı.
She held a sign while standing on the picket line.
Kadın **gösteri** hattında bir pankart tutuyordu.
They hammered the pickets into the ground to build a fence.
Çit yapmak için yere **kazıkları** çaktılar.
Don't cross the picket line, or people might get upset.
**Gösteri** hattını geçme, yoksa insanlar kızabilir.