“paralysed” in Turkish
Definition
Tüm vücudu veya bir kısmını hareket ettirememe durumu, genellikle hastalık veya yaralanmadan kaynaklanır. Bazen bir durumda hareketsiz veya tepkisiz kalmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tıbbi ve resmi bir kelimedir.'Felçli kol' gibi fiziksel, 'korkudan felç olmak' gibi duygusal durumlarda da kullanılır.
Examples
The company was paralysed by the sudden strike.
Şirket, ani grev nedeniyle **felç oldu**.
After the accident, his legs were paralysed.
Kazadan sonra bacakları **felç oldu**.
She felt paralysed by fear when she saw the snake.
Yılanı görünce korkudan **felç oldu**.
My arm is paralysed and I can't lift it.
Kolum **felçli**, kaldıramıyorum.
He was so shocked, he stood paralysed in the doorway.
O kadar şok oldu ki, kapıda **felç olmuş** halde durdu.
The city was paralysed after the snowstorm; nothing was moving.
Kar fırtınasından sonra şehir **felç oldu**; hiçbir şey hareket etmiyordu.