offender” in Turkish

suçlusuç işleyen

Definition

Yasa veya kuralı ihlal eden kişidir. Büyük suçlulardan küçük ihlaller yapanlara kadar hepsini kapsar.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, hukuki veya haber dilinde kullanılır. ‘İlk suçlu’, ‘tekrarlayan suçlu’ gibi farklı suç türlerinde geçer. Kazara yapılanlar için kullanılmaz.

Examples

First-time offenders often receive lighter sentences.

İlk kez **suç işleyenler** genellikle daha hafif cezalar alır.

Repeat offenders are more likely to go to prison.

Tekrar **suç işleyenler**in hapse girme ihtimali daha yüksektir.

Some traffic offenders just get a fine, not jail time.

Bazı trafik **suçluları** sadece para cezası alır, hapse girmez.

The community is working to help young offenders avoid future crimes.

Toplum, genç **suçluların** tekrar suç işlemesini önlemek için çalışıyor.

The police caught the offender last night.

Polis dün gece **suçlu**yu yakaladı.

The judge explained the law to the offender in court.

Hakim mahkemede **suçluya** yasayı açıkladı.