“murmuring” in Turkish
Definition
İnsanların kısık sesle konuşurken ya da rüzgar veya su gibi şeylerin hafifçe hareket ederken çıkardığı, düşük ve yumuşak sestir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle arka planda kalan hafif uğultu veya toplu, sessiz konuşmaları tarif etmek için kullanılır; sıradan konuşmalar için kullanılmaz. 'Rüzgar', 'sesler', 'nehir' gibi kelimelerle sıkça kullanılır.
Examples
I could hear murmuring in the next room.
Yan odadan **mırıltı** duyabiliyordum.
The wind was murmuring through the trees.
Rüzgar ağaçların arasından **mırıldanıyordu**.
She was murmuring softly to her baby.
Bebeğine hafifçe **mırıldanıyordu**.
There was a constant murmuring in the café as people chatted quietly.
Kafede insanlar sessizce sohbet ederken sürekli bir **mırıltı** vardı.
A murmuring crowd waited outside the door, anxious to get inside.
Kapı önünde, içeri girmek için sabırsızlanan **mırıltılı** bir kalabalık bekliyordu.
He walked along the river, listening to the murmuring water.
Nehir boyunca yürürken **mırıldanan** suyu dinledi.