“messes” in Turkish
Definition
'mess'in çoğul hali: Çok kirli veya dağınık yerler ya da karışık ve düzensiz durumlar.
Usage Notes (Turkish)
‘Messes’ gayri resmi olup genellikle fiziksel dağınıklık veya karmaşık durumlar için kullanılır. Yaygın ifadeler: 'clean up (your) messes', 'get into messes'. 'messages' (mesajlar) ile karıştırmayın.
Examples
The children made huge messes in the kitchen.
Çocuklar mutfakta büyük **dağınıklıklar** yaptı.
I have to clean up all these messes before my parents get home.
Ailemin eve gelmeden önce bütün bu **dağınıklıkları** temizlemem lazım.
Sarah always avoids her little brother’s messes.
Sarah küçük kardeşinin **dağınıklıklarından** hep kaçar.
Roommates leave all sorts of messes in the bathroom—it's frustrating.
Ev arkadaşları banyoda her türlü **dağınıklığı** bırakıyor—sinir bozucu.
She gets into messes because she never plans ahead.
Hiç önceden plan yapmadığı için **karışıklıklara** giriyor.
Honestly, I’m tired of cleaning up other people’s messes at work.
Açıkçası, işte başkalarının **dağınıklıklarını** temizlemekten yoruldum.