“keep” in Turkish
Definition
Bir şeyi sürekli elinde veya kontrolünde bulundurmak; ayrıca bir şeyi yapmaya devam etmek veya bir durumu sürdürmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Hem resmî hem günlük dilde kullanılır. 'keep a promise', 'keep a secret', 'keep doing' gibi kalıplarda yer alır. 'hold' ve 'save'den farklı olarak süreklilik anlamı taşır.
Examples
Please keep your phone on during the meeting.
Toplantı sırasında lütfen telefonunuzu **açık tutun**.
We need to keep the room clean at all times.
Odayı her zaman **temiz tutmamız** gerekiyor.
She likes to keep secrets from her friends.
Arkadaşlarından **sır saklamayı** sever.
I can't keep up with all these emails!
Bu kadar e-postayla **baş edemiyorum**!
Make sure you keep your promises to build trust.
Güven kazanmak için sözlerini **tutmalısın**.
He tried to keep the conversation going during the awkward silence.
Rahatsız edici sessizlik sırasında konuşmayı **sürdürmeye çalıştı**.