“indistinct” in Turkish
Definition
Bir şey belirsizse, onu net olarak görmek, duymak veya anlamak zordur. Genellikle bulanık ya da seçilmesi zor durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle anlaşılması zor görüntü, ses veya anılar için kullanılır. 'Belirsiz şekil', 'belirsiz anı' gibi kalıplarla yaygındır. Soyut düşüncelerde değil, somut belirsizliklerde tercih edilir.
Examples
His words were indistinct in the noisy room.
Gürültülü odada onun sözleri **belirsizdi**.
I have an indistinct memory of that day.
O günle ilgili **belirsiz** bir anım var.
Her voice grew indistinct as she walked away.
Uzaklaştıkça sesi **belirsizleşti**.
The photo was too indistinct to recognize their faces.
Fotoğraftaki görüntü çok **belirsiz**di, yüzlerini seçemedik.
The writing on the old sign was so indistinct that we couldn’t read it.
Eski tabeladaki yazı o kadar **belirsizdi** ki okuyamadık.
Everything outside looked indistinct through the fogged-up window.
Buharlı camdan dışarısı tamamen **belirsiz** görünüyordu.