“huff” in Turkish
Definition
Sinirli, kırgın ya da yorgun olduğunda ağızdan veya burundan gürültülü bir şekilde nefes almak; bazen de alınmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik dilde, kısa süreli kızgınlığı anlatırken kullanılır. 'In a huff' kırgın ya da sinirli şekilde davranmak demek. 'Huff and puff' ise genellikle fiziksel efordan dolayı nefes nefese kalmayı belirtir.
Examples
She huffed and walked away angrily.
O **öfkeyle soluk aldı** ve kızgın bir şekilde uzaklaştı.
After running, he was huffing and puffing.
Koştuktan sonra **nefes nefese kalıp öfkeyle soludu**.
Don’t leave in a huff—let’s talk this out.
Lütfen **alınarak** gitme—konuşup halledelim.
He let out a loud huff when he didn't get his way.
İstediği olmayınca yüksek sesle bir **öfkeyle soluk aldı**.
"Fine," she said with a huff, clearly annoyed.
"Pekala," dedi, **alınmış bir şekilde**, açıkça sinirlenmişti.
My dad huffs every time the neighbors are loud at night.
Babam, komşular geceleri gürültü yaptığında her seferinde **öfkeyle soluk alır**.