heartbreaking” in Turkish

yürek parçalayıcıçok üzücü

Definition

Büyük bir üzüntü ya da acı hissettiren, çoğunlukla kayıp veya trajediyle ilgili olan bir durumdur.

Usage Notes (Turkish)

‘yürek parçalayıcı haber’, ‘yürek parçalayıcı hikaye’ gibi çok büyük üzüntüler için kullanılır; küçük üzüntülerde kullanılmaz.

Examples

The story of the lost puppy was heartbreaking.

Kayıp yavru köpeğin hikâyesi **yürek parçalayıcı**ydı.

It was heartbreaking to hear the bad news.

Kötü haberi duymak **yürek parçalayıcı**ydı.

Seeing the destroyed home was heartbreaking.

Yıkılmış evi görmek **yürek parçalayıcı**ydı.

Her goodbye message was absolutely heartbreaking.

Onun veda mesajı gerçekten **yürek parçalayıcı**ydı.

It's heartbreaking when dreams don't come true despite all your efforts.

Tüm çabalara rağmen hayaller gerçekleşmeyince bu gerçekten **yürek parçalayıcı** oluyor.

Watching the documentary was so heartbreaking that I couldn’t stop crying.

Belgeseli izlemek o kadar **yürek parçalayıcıydı** ki ağlamayı durduramadım.