eyeing” in Turkish

gözünü dikmekdikkatlice bakmak

Definition

Bir şeye ya da birine ilgiyle ve dikkatle bakmak; genellikle onu istemek ya da hakkında düşünmek anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi olmayan günlük kullanım; özellikle almak veya ilgilenmek istenen kişiler ya da şeylere bakılırken kullanılır. Sadece görme değil, ilgi veya niyet anlamı taşır.

Examples

She was eyeing the last piece of cake.

Son pastayı **gözünü dikmiş bakıyordu**.

He kept eyeing the new car at the dealership.

O, galerideki yeni arabayı sürekli **dikkatlice inceliyordu**.

The cat is eyeing the birds outside the window.

Kedi camdan dışarıdaki kuşlara **gözünü dikmiş** bakıyor.

He's been eyeing that promotion for months.

Aylarca o terfiyi **gözünü dikmişti**.

I saw you eyeing my fries—want some?

Patateslerime **gözünü diktiğini** gördüm—ister misin?

The players are eyeing the referee, waiting for his decision.

Oyuncular hakeme **gözlerini dikmiş** kararını bekliyorlar.