“encoded” in Turkish
Definition
Bir bilginin özgün halinden bir koda, dile veya sinyallere dönüştürülmüş hali; genellikle saklama, iletim veya gizlilik amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Teknik, bilimsel ve bilişim alanlarında sıkça duyarsınız; 'şifrelenmiş veri', 'kodlanmış mesaj' gibi. Her zaman gizlilik amacıyla değil, genel 'dönüşümü' de ifade edebilir; 'encrypted' ile karıştırmayın.
Examples
The message was encoded so only certain people could read it.
Mesaj, yalnızca bazı kişilerin okuyabilmesi için **şifrelenmiş**ti.
The file is encoded in a special format.
Dosya özel bir formatta **kodlanmış**.
DNA stores information encoded in genetic letters.
DNA, bilgiyi genetik harflerle **kodlanmış** şekilde saklar.
Videos are often encoded to reduce file size for streaming.
Videolar, yayın için dosya boyutunu küçültmek amacıyla sıkça **kodlanır**.
Her password is encoded before it's saved in the system.
Şifresi sisteme kaydedilmeden önce **şifrelenir**.
Sometimes, jokes are encoded in movies for fans to catch.
Bazı filmlerde, hayranların fark edebilmesi için espriler **şifrelenmiş** olabilir.