“dictate” in Turkish
Definition
Bir başkasına yazması için sözlü olarak söylemek ya da birini yönlendirmek, kontrol etmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve otoriter bağlamlarda kullanılır. 'Dikte mektup' çok yaygındır. Sözlü olarak egemenlik veya yazdırma anlamı taşır; 'predict' veya 'state' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
He tried to dictate how the meeting should go, but everyone ignored him.
Toplantının nasıl gideceğini **dikte etmeye çalıştı**, ama kimse onu dinlemedi.
Just because you have more experience doesn’t mean you can dictate the rules.
Sadece daha fazla tecrübeniz var diye kuralları **dikte edemezsiniz**.
Please dictate your name to me slowly.
Lütfen adınızı yavaşça **dikte edin**.
The teacher dictated a letter to the students.
Öğretmen öğrencilere bir mektubu **dikte etti**.
Parents should not dictate every choice for their children.
Ebeveynler çocuklarının her seçimini **dikte etmemeli**.
Could you dictate your phone number while I type it in?
Telefon numaranızı **dikte edebilir misiniz?** Ben yazacağım.