bosom” in Turkish

göğüsyürek (mecazi)yakın (arkadaş/aile)

Definition

'Göğüs' genellikle bir kadının göğsü anlamına gelir, ayrıca duyguların, sevginin veya yakınlığın merkezi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Göğüs’ resmi/literatür dilinde daha yaygındır; günlük konuşmada ‘göğüs’ veya ‘meme’ kullanılır. ’Yakın arkadaş’ anlamında ‘çok samimi arkadaş’ denir, ‘ailenin göğsünde’ ailesel yakınlık belirtir.

Examples

He kept his worries hidden deep in his bosom.

Endişelerini **yüreğinin** derinliklerinde sakladı.

After years abroad, she longed for the bosom of her homeland.

Yıllarca yurt dışında kaldıktan sonra, vatanının **göğsüne** dönmeyi özledi.

She held the baby close to her bosom.

Bebeği kendi **göğsüne** sıkıca bastırdı.

He found comfort in the bosom of his family.

Ailesinin **göğsünde** teselli buldu.

Mary wore a brooch on her bosom.

Mary **göğsüne** bir broş taktı.

They have been bosom friends since childhood.

Çocukluktan beri **yakın** arkadaştırlar.