“afoot” in Turkish
Definition
Bir şey olmak üzere ya da planlanıyor; genellikle gizli veya önemli bir durum için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi, eski tarz bir ifadedir, genelde edebiyatta ya da haberlerde kullanılır. Gizemli, gizli veya önemli durumlar için uygundur; günlük konuşmada nadirdir.
Examples
There is something afoot in the city tonight.
Bu gece şehirde bir şeyler **olmak üzere**.
Big changes are afoot at the company.
Şirkette büyük değişiklikler **olmak üzere**.
A secret plan is afoot.
Gizli bir plan **gerçekleşmekte**.
With all these rumors, it feels like something big is afoot.
Bu kadar söylentiyle sanki büyük bir şey **olmak üzere** gibi hissediyorum.
The police believe a crime may be afoot in this neighborhood.
Polis bu mahallede bir suçun **gerçekleşmekte** olduğuna inanıyor.
Change is definitely afoot—you can feel it in the air.
Değişim kesinlikle **olmak üzere**—bunu havada hissediyorsun.