“yield” in Turkish
Definition
Bir şey üretmek veya ortaya çıkarmak (ürün, kar, sonuç gibi). Ayrıca birine teslim olmak ya da trafikte başkasına yol vermek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
İş ve tarımda sıklıkla kar veya üretim anlamına gelir ('crop yield', 'yüksek getirili tahvil' gibi). Trafikte 'yield' tabelası yol vermek gerektiğini gösterir. 'Yield' ile 'wield' (kullanmak) karıştırılmamalı.
Examples
The apple trees yield a lot of fruit each year.
Elma ağaçları her yıl bol **ürün verir**.
Farmers hope for a high yield from their crops.
Çiftçiler, mahsullerinden yüksek **verim** bekliyor.
You must yield at this intersection.
Bu kavşakta **yol vermelisiniz**.
If you keep pushing, the door will yield eventually.
İtmeye devam edersen kapı sonunda **açılacaktır**.
After a long debate, he finally yielded to their demands.
Uzun bir tartışmadan sonra sonunda taleplerine **boyun eğdi**.
That investment will yield better results in the long run.
Bu yatırım, uzun vadede daha iyi sonuçlar **verecek**.