“yearning” in Turkish
Definition
Ulaşılması zor ya da uzaktaki bir şey için hissedilen derin özlem veya istek.
Usage Notes (Turkish)
'Yearning' kelimesi resmi, duygusal veya edebi dille kullanılır; günlük dilde nadiren rastlanır. Genellikle 'for' ile birlikte kullanılır; ('yearning for home' = 'eve özlem'). Duygunun derin ve ulaşılması zor olduğu ima edilir.
Examples
He felt a yearning to see his family again.
Ailesini tekrar görmek için içinde derin bir **özlem** hissetti.
Her yearning for adventure grew each year.
Maceraya olan **özlemi** her yıl daha da arttı.
There was a yearning in his eyes when he looked at the old photographs.
Eski fotoğraflara bakarken gözlerinde bir **özlem** vardı.
Sometimes, a sudden yearning for childhood memories hits me.
Bazen, çocukluk anılarına karşı ani bir **özlem** geliyor bana.
Despite years abroad, his yearning for his homeland never faded.
Yıllarca yurt dışında kalmasına rağmen, memleketine olan **özlemi** hiç dinmedi.
That movie left me with a yearning for something more in life.
O film bende hayatta daha fazlasına dair bir **özlem** bıraktı.