“yearning” in Korean
Definition
Ulaşılamayan ya da uzakta olan bir şeye karşı duyulan derin ve yoğun istek.
Usage Notes (Korean)
'Yearning' gündelik konuşmada nadir duyulur; genellikle duygusal, şiirsel veya resmi ortamlarda kullanılır. Çoğunlukla 'for' (“... için özlem”) ile birlikte görülür. Daha yoğun ve romantik bir his verir.
Examples
He felt a yearning to see his family again.
그는 가족을 다시 보고 싶다는 깊은 **갈망**을 느꼈다.
Her yearning for adventure grew each year.
매년 그녀의 모험에 대한 **갈망**이 커져 갔다.
There was a yearning in his eyes when he looked at the old photographs.
오래된 사진을 볼 때 그의 눈에는 **그리움**이 있었다.
Sometimes, a sudden yearning for childhood memories hits me.
가끔은 어린 시절의 추억에 대한 갑작스러운 **그리움**이 몰려온다.
Despite years abroad, his yearning for his homeland never faded.
수년간 해외에 있어도, 그의 고향에 대한 **그리움**은 결코 사라지지 않았다.
That movie left me with a yearning for something more in life.
그 영화는 내 안에 삶에서 뭔가 더 큰 것을 향한 **갈망**을 남겼다.