“windbag” in Turkish
Definition
Sürekli ve gereksiz yere konuşan, dinleyeni sıkıcı veya rahatsız eden kişidir.
Usage Notes (Turkish)
'Geveze' veya 'boşboğaz' genellikle olumsuz ve hafif küçümseyici anlam taşır. Birinin uzun süre boş konuşması veya başkalarını sıkması durumlarında kullanılır.
Examples
Everyone avoided the windbag at the party.
Partide herkes **geveze**den uzak durdu.
Don't be a windbag during the meeting.
Toplantıda **geveze** olma.
My uncle can be such a windbag when he tells stories.
Amcam hikaye anlatırken bazen tam bir **geveze** oluyor.
I tuned him out after ten minutes; that guy’s a total windbag.
On dakika sonra onu dinlemeyi bıraktım; adam tam bir **geveze**.
If you let that politician talk, he’ll go on like a windbag all night.
O politikacıyı konuşturursan tüm gece **geveze** gibi konuşur.
Honestly, I can’t stand another dinner with that windbag boss of yours.
Gerçekten, senin o **geveze** patronunla bir akşam yemeği daha çekemem.