“waters” in Turkish
Definition
Denizler, nehirler veya bir ülkenin çevresindeki büyük su alanlarını ifade eder; genellikle coğrafi, hukuki veya edebî anlamlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'karasuları', 'uluslararası sular' gibi kalıplarda çoğul olarak kullanılır; sıradan 'su'dan daha resmi veya betimleyicidir.
Examples
These waters are too deep for small boats.
Bu **sular** küçük tekneler için çok derin.
Fish live in these waters all year.
Bu **sularda** balıklar yıl boyunca yaşar.
The ship entered French waters at dawn.
Gemi, şafakta Fransız **sularına** girdi.
We don't have permission to fish in these waters.
Bu **sularda** balık tutmak için iznimiz yok.
Once the storm hit, the waters turned rough fast.
Fırtına başladığında **sular** hemen dalgalandı.
The navy is monitoring waters near the border.
Donanma, sınır yakınındaki **suları** izliyor.