warped” in Turkish

eğilmişyamulmuşçarpık (zihin, mizah vb.)

Definition

Asıl şeklinden sapmış, bükülmüş veya eğrilmiş cisimler için kullanılır; ayrıca çok garip ve yanlış olan düşünce ya da espriler için de söylenir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla fiziksel nesnelerin belirgin şekilde bozulması için kullanılır. Zihniyet veya espri için kullanılırsa, ciddi şekilde garip veya yanlış anlamı taşır; küçük bozukluklar için kullanılmaz.

Examples

The wooden door is warped and will not close properly.

Ahşap kapı **eğilmiş**, düzgün kapanmıyor.

His sense of humor is a little warped.

Onun espri anlayışı biraz **çarpık**.

The heat warped the plastic bottle.

Sıcak, plastik şişeyi **yamulttu**.

His view of the world is totally warped by bad experiences.

Kötü tecrübeler, onun dünya görüşünü tamamen **çarpıttı**.

That old record has warped over time; it won't play right anymore.

O eski plak zamanla **eğilmiş**; artık doğru düzgün çalmıyor.

You have a pretty warped idea of what's funny!

Senin neyin komik olduğuna dair oldukça **çarpık** bir fikrin var!