warning” in Turkish

uyarıikaz

Definition

Olası bir tehlike, sorun veya problem öncesinde sizi bilgilendiren veya uyaran sözlü, yazılı ya da görsel işaret.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'biriye uyarı vermek', 'uyarı yapmak', 'uyarı olmadan' gibi kalıplarda kullanılır. 'Uyarı', 'hatırlatma'ya göre daha ciddi ve olumsuz sonuçlar içerebilir. Güvenlik, hava durumu, sağlık ve davranışlarda yaygındır.

Examples

The sign gave a warning about deep water.

Tabela, derin su hakkında **uyarı** verdi.

She ignored the doctor's warning and kept working.

O, doktorun **uyarısı**nı dikkate almadı ve çalışmaya devam etti.

We got a storm warning on our phones.

Telefonlarımıza fırtına **uyarısı** geldi.

I'm not saying it's a bad idea, but consider that a warning.

Kötü bir fikir demiyorum ama bunu bir **uyarı** olarak değerlendir.

Without warning, the lights went out and everyone got quiet.

**Uyarı** olmadan, ışıklar söndü ve herkes sessizleşti.

Take this as a friendly warning: that road floods fast when it rains.

Bunu dostça bir **uyarı** olarak al: O yol yağmurda hemen su basar.