“warhead” in Turkish
Definition
Füze, roket veya torpidonun, hedefine ulaştığında zarar vermek üzere patlayıcı, kimyasal veya nükleer madde içeren kısmıdır.
Usage Notes (Turkish)
Kelime genellikle askeri ve teknik alanlarda kullanılır. Sadece yıkıcı bölümü ifade eder; tüm füze anlamına gelmez. 'Nükleer savaş başlığı', 'klasik savaş başlığı', 'kimyasal savaş başlığı' gibi ifadelerle birlikte kullanılır.
Examples
The missile was fitted with a nuclear warhead.
Füze, nükleer bir **savaş başlığı** ile donatıldı.
The warhead exploded on impact.
**Savaş başlığı** çarpınca patladı.
If a warhead malfunctions, it could cause serious danger beyond the intended target.
Bir **savaş başlığı** arızalanırsa, hedef dışındaki bölgelerde de ciddi tehlike oluşturabilir.
Engineers designed a new type of warhead for the rocket.
Mühendisler roket için yeni bir **savaş başlığı** tasarladı.
They discovered several unexploded warheads after the attack.
Saldırıdan sonra birkaç patlamamış **savaş başlığı** buldular.
The treaty requires both countries to reduce their number of warheads.
Antlaşma, iki ülkenin de **savaş başlığı** sayısını azaltmasını gerektiriyor.