voluntary” in Turkish

gönüllü

Definition

Bir işi zorunlu olmadan, tamamen kendi isteğiyle yapmak. Katılım, yardım veya bağış gibi durumlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Gönüllü çalışma', 'gönüllü bağış' gibi ifadelerde yaygın kullanılır. Eğlence veya hobi için kullanılmaz. 'Zorunlu' kelimesinin zıttıdır.

Examples

He joined the club on a voluntary basis.

O, kulübe **gönüllü** olarak katıldı.

Participation in the event is voluntary.

Etkinliğe katılım **gönüllü**dür.

She made a voluntary donation to the charity.

O, hayır kurumuna **gönüllü** olarak bağış yaptı.

Attendance at the meeting is totally voluntary, so come if you want.

Toplantıya katılım tamamen **gönüllü**, istersen gel.

Most of the work here is voluntary—people help out because they care.

Buradaki işlerin çoğu **gönüllü**—insanlar önemsedikleri için yardım ediyorlar.

She quit her job in a voluntary move, not because anyone forced her.

İşten ayrılması **gönüllü** bir hareketti, kimse onu zorlamadı.