“verify” in Turkish
Definition
Bir bilginin, belgenin veya kişiliğin doğru olup olmadığını kanıt veya bilgiyle kontrol etmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve profesyonel ortamlarda kullanılır. 'verify information', 'verify your account' gibi ifadelerde geçer. Günlük anlamda basit kontrol için kullanılmaz.
Examples
We double-checked to verify the results before publishing.
Yayınlamadan önce sonuçları **doğrulamak** için iki kere kontrol ettik.
They'll need to verify your identity at the front desk.
Resepsiyonda kimliğiniz **doğrulanacaktır**.
It’s always smart to verify before you trust anything you read online.
İnternette bir şeye güvenmeden önce her zaman **doğrulamak** akıllıcadır.
Can you verify these facts for me?
Bu bilgileri benim için **doğrulayabilir** misin?
Please verify your email address to continue.
Devam etmek için lütfen e-posta adresinizi **doğrulayın**.
He called to verify the reservation at the hotel.
Otel rezervasyonunu **doğrulamak** için aradı.