“verge” in Turkish
Definition
Bir şeyin kenarı veya sınırı, ya da bir olayın olmak üzere olduğu durum. Genellikle 'on the verge of' ifadesiyle, 'olmak üzere' anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde 'on the verge of' ifadesinde 'olmak üzere' anlamında kullanılır. Nesnelerin fiziksel kenarı için günlük dilde çok tercih edilmez.
Examples
We stood on the verge of the cliff and looked down.
Uçurumun **kenar**ında durup aşağıya baktık.
She is on the verge of tears.
Ağlamanın **eşiğinde**ydi.
The country was on the verge of war.
Ülke savaşın **eşiğindeydi**.
He quit his job because he was on the verge of a breakdown.
Çöküşün **eşiğinde** olduğu için işinden ayrıldı.
Sorry, I interrupted—you were on the verge of saying something interesting.
Afedersin, böldüm—ilginç bir şey söylemenin **eşiğindeydin**.
The grass on the verge grows wild in summer.
Yazın **kenar**daki otlar vahşi şekilde büyür.