validate” in Turkish

doğrulamakonaylamak

Definition

Bir şeyin doğru, geçerli veya resmi olarak kabul edildiğinden emin olmak. Bazen bir şeyi yasal olarak geçerli kılmak anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok teknik, resmi ve hukuki alanlarda kullanılır ('validate data', 'validate a ticket'). Sadece kontrol etmekten ('verify') fazlası; resmi olarak kabul etmek anlamı da taşır.

Examples

Please validate your ticket before boarding the train.

Trene binmeden önce lütfen **biletinizi** **onaylayın**.

The scientist must validate her results with more tests.

Bilim insanı, sonuçlarını daha fazla test ile **doğrulamalı**.

You need to validate your password to access the system.

Sisteme erişmek için şifrenizi **doğrulamanız** gerekir.

Can you validate his story? It sounds a bit strange.

Onun hikayesini **doğrulayabilir** misin? Biraz garip geliyor.

They want to validate the new software before launching it.

Yazılımı piyasaya sürmeden önce **doğrulamak** istiyorlar.

I just need someone to validate my feelings sometimes.

Bazen sadece birinin duygularımı **onaylamasını** isterim.