“vacate” in Turkish
Definition
Bir yeri başkasının kullanabilmesi için terk etmek veya boşaltmak. Genellikle oda, koltuk, bina veya kiralık mülkler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, hukuki veya otel gibi ortamlarda kullanılır. Sıradan ‘ayrılmak’ anlamı için kullanılmaz; o zaman 'ayrılmak' denir.
Examples
If you don't vacate the property, legal action may be taken.
Mülkü **boşaltmazsanız** yasal işlem yapılabilir.
The staff asked the customers to vacate the restaurant after closing time.
Personel, kapanıştan sonra müşterilerden restoranı **boşaltmalarını** istedi.
Please vacate your seat for the elderly passenger.
Lütfen yaşlı yolcu için koltuğunuzu **boşaltın**.
Guests must vacate their rooms by noon.
Konuklar öğlene kadar odalarını **boşaltmalıdır**.
The building was vacated due to the fire alarm.
Bina yangın alarmı nedeniyle **boşaltıldı**.
We have to vacate the apartment by the end of the month.
Ay sonuna kadar daireyi **boşaltmamız** gerekiyor.