urging” in Turkish

ısrarteşvik etme

Definition

Birine bir şeyi yapması için güçlü bir şekilde tavsiye etmek veya ısrar etmek. Güçlü öneri ya da talep anlamı taşır.

Usage Notes (Turkish)

'At someone's urging'—birinin ısrarı üzerine. 'Keep urging'—tekrar tekrar ısrar etmek. Hem hafif teşvik hem de ciddi baskı anlamında kullanılabilir; 'asking'den daha ciddi bir hava taşır.

Examples

He is urging his friend to apply for the job.

Arkadaşı iş başvurusu yapsın diye ona **ısrar ediyor**.

The teacher kept urging the students to study harder.

Öğretmen öğrencileri daha çok ders çalışmaları için **ısrarla teşvik etti**.

At her mother's urging, she visited the doctor.

Annesinin **ısrarı** üzerine doktora gitti.

Despite my urging, he refused to change his mind.

Benim tüm **ısrarlarıma** rağmen fikrini değiştirmedi.

The government is urging people to save water during the drought.

Hükümet kuraklık sırasında su tasarrufu yapmaları için insanları **uyarmaktadır**.

I finally tried sushi after months of my friends' urging.

Aylarca arkadaşlarımın **ısrarı** sonucu sonunda suşi denedim.