urge” in Turkish

dürtmekdürtü

Definition

Birini bir şeyi yapmaya güçlü şekilde (ısrarla) ikna etmek ya da teşvik etmek. İsim olarak, ani ve kuvvetli bir şey yapma isteği.

Usage Notes (Turkish)

Fiil olarak genellikle 'urge someone to do something' kalıbıyla kullanılır; 'ask' veya 'encourage'dan daha güçlü ve resmidir. İsim olarak 'have/feel an urge to...' şeklinde geçer. 'Urgent' ile karıştırmayın; 'urgent' aciliyet demektir, istek değil.

Examples

She urged me to call my mother.

O, annemi aramam için beni **dürttü**.

I had this weird urge to clean the whole house at midnight.

Gece yarısı tüm evi temizleme gibi garip bir **dürtüm** oldu.

The doctor urged him to stop smoking.

Doktor ona sigarayı bırakmasını **dürttü**.

I felt an urge to laugh.

Gülme **dürtüsü** hissettim.

Police are urging drivers to stay off the roads tonight.

Polis, sürücüleri bu gece yola çıkmamaları için **dürtüyor**.

I get the urge to check my phone every five minutes.

Her beş dakikada bir telefonumu kontrol etme **dürtüsü** geliyor.