“uproar” in Turkish
Definition
Çok sayıda insanın şaşırtıcı veya tartışmalı bir olay sonrası çıkardığı yüksek ses ve karmaşa.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle haber veya resmi metinlerde halkın büyük tepkisi, protesto veya büyük karmaşa için kullanılır. Küçük gürültü veya hafif huzursuzluk için uygun değildir.
Examples
There was an uproar in the classroom when the teacher announced a surprise test.
Öğretmen sürpriz sınav duyurunca sınıfta **kargaşa** çıktı.
The new law caused an uproar among citizens.
Yeni yasa vatandaşlar arasında **kıyamet** kopardı.
After the goal, the stadium was in uproar.
Gol sonrası stadyum **kargaşa** içindeydi.
Her comments on social media quickly sparked a national uproar.
Sosyal medyadaki yorumları kısa sürede ulusal bir **kargaşa** başlattı.
The decision to cancel the event left the town in an uproar for days.
Etkinliğin iptal kararı, kasabayı günlerce **kargaşa** içinde bıraktı.
There was such an uproar that the manager had to step in and restore order.
Öyle bir **kargaşa** oldu ki yönetici müdahale ederek düzeni sağlamak zorunda kaldı.