“unexpected” in Turkish
Definition
Bir şeyin beklenmedik bir anda olması, önceden tahmin edilmemesi ya da plana dahil olmaması.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla isimlerden önce kullanılır: 'beklenmedik misafir', 'beklenmedik haber'. Duygudan çok olaya işaret eder.
Examples
The rain was unexpected this morning.
Bu sabahki yağmur **beklenmedik**ti.
We had an unexpected visitor at dinner.
Akşam yemeğinde **beklenmedik** bir misafirimiz oldu.
The test result was unexpected.
Test sonucu **beklenmedik**ti.
Sorry for the late reply — something unexpected came up at work.
Geç cevap verdiğim için üzgünüm — işte **beklenmedik** bir durum çıktı.
His joke took the conversation in an unexpected direction.
Şakası konuşmayı **beklenmedik** bir yöne taşıdı.
Honestly, her kindness was unexpected, but I really appreciated it.
Açıkçası, onun nazikliği **beklenmedikti** ama gerçekten takdir ettim.