undermine” in Turkish

zayıflatmakbaltalamak

Definition

Bir şeyi zamanla, genellikle gizli veya dolaylı şekilde zayıflatmak ya da zarar vermek. Çoğunlukla otorite, güven ya da çabaya uygulanır.

Usage Notes (Turkish)

Akademik, iş ve siyasi ortamlarda sıklıkla kullanılır. 'authority', 'confidence', 'efforts' gibi kelimelerle sıkça geçer. Açıkça yok etmekten ziyade yavaş ve gizli zarar içindir.

Examples

Negative comments can undermine your confidence.

Olumsuz yorumlar, özgüveninizi **zayıflatabilir**.

She tried to undermine his authority at work.

O, iş yerinde onun **otoritesini** **zayıflatmaya** çalıştı.

They tried to undermine public trust by leaking confidential information.

Gizli bilgileri sızdırarak kamuoyunun güvenini **zayıflatmaya** çalıştılar.

Spreading false rumors can undermine someone’s reputation.

Yanlış söylentiler yaymak, birinin **itibarını** **zayıflatabilir**.

He kept making little jokes to undermine her in front of the team.

Takımın önünde onu **zayıflatmak** için sürekli küçük espriler yaptı.

If you keep doubting his ideas, you'll just undermine the whole project.

Onun fikirlerinden sürekli şüphe edersen, bütün projeyi **zayıflatmış** olursun.