trauma” in Turkish

travma

Definition

Travma, kişinin ruhsal olarak derinden sarsılmasına ve uzun süre etkilenmesine neden olan ağır bir olay ya da deneyimdir. Tıp alanında ise ciddi bedensel yaralanma anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Childhood trauma’, ‘emotional trauma’ gibi ifadelerle genellikle psikolojik zarar anlatılır. Tıp alanında ise ‘head trauma’ gibi fiziksel yaralanmalar için de kullanılır. Sıradan stres ya da üzüntüden çok daha derindir.

Examples

The accident caused serious trauma to his leg.

Kaza, bacağında ciddi bir **travma**ya neden oldu.

She is talking to a doctor about her trauma.

Doktorla **travması** hakkında konuşuyor.

Childhood trauma can affect adult life.

Çocukluk **travması**, yetişkin yaşamını etkileyebilir.

He still carries a lot of trauma from that time in his life.

Hayatının o döneminden hâlâ çok **travma** taşıyor.

Loud noises can bring that trauma back.

Yüksek sesler, o **travmayı** tekrar yaşatabilir.

What happened wasn’t just stressful—it was real trauma.

Olan sadece stres değildi—gerçek bir **travmaydı**.