trample” in Turkish

çiğnemek

Definition

Ayakla üzerine basıp ezmek veya yok etmek. Figüratif olarak da birine veya bir şeye saygısızca davranmak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz ve dikkatsiz bir şekilde kullanılır (örneğin, kalabalıklar çiçekleri 'çiğner'). 'Trample on/over someone's rights' ifadesi, birinin haklarını hiçe saymak anlamındadır. Sıradan yürüyüş için kullanılmaz.

Examples

Please don't trample the flowers in the garden.

Lütfen bahçedeki çiçekleri **çiğnemeyin**.

The cows trampled the grass in the field.

İnekler tarladaki çimleri **çiğnedi**.

He warned us not to trample on others' rights.

Başkasının haklarını **çiğnemememiz** konusunda bizi uyardı.

During the parade, people accidentally trampled each other's feet.

Geçit töreninde insanlar kazara birbirlerinin ayaklarını **çiğnedi**.

Watch out! Don't trample on my toes.

Dikkat et! Ayak parmaklarımı **çiğneme**.

She felt like her ideas were being trampled in the meeting.

Toplantıda fikirlerinin **çiğnendiğini** hissetti.