“trajectory” in Turkish
Definition
Yörünge, bir nesnenin havada veya uzayda izlediği yol, genellikle eğri bir şekildedir. Aynı zamanda kariyer veya hayatın gidişatı için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Trajectory' daha çok bilim, teknoloji ya da kariyer/hayat için mecaz anlamda kullanılır. Basit ve düz hareketler için 'path' veya 'route' kelimeleri tercih edilir.
Examples
The rocket followed a curved trajectory into space.
Roket, uzaya doğru eğimli bir **yörünge** izledi.
A baseball has a high trajectory when it is hit upward.
Bir beyzbol topu yukarı vurulunca yüksek bir **yörünge**ye sahip olur.
We studied the trajectory of the falling apples in science class.
Fen dersinde düşen elmaların **yörüngesi**ni inceledik.
Her career trajectory took her from a small company to leading a global team.
Onun kariyer **seyri** küçük bir şirketten küresel bir ekibin liderliğine kadar uzandı.
You can predict a comet’s trajectory with math and physics.
Bir kuyruklu yıldızın **yörüngesi**ni matematik ve fizik ile tahmin edebilirsin.
If we change our plan now, it’ll totally shift the project’s trajectory.
Şimdi planı değiştirirsek, projenin **seyri** tamamen değişir.